Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kendi Fincanımın Peşinde: Seramik Yolculuğuna İlk Adım

Kendi Fincanımın Peşinde: Seramik Yolculuğuna İlk Adım Bu aralar hayatımda yeni bir sayfa açmayı düşünüyorum:  seramik eğitimi . Uzun zamandır aklımda olan, ama bir türlü cesaret edemediğim bu alan, artık iyice gündemime girmiş durumda. Asıl motivasyonum ise oldukça kişisel bir detay:  kendi kahve fincanımı  yapmak. Daha önceki yazılarımı takip edenler bilir; sabah rutinlerim arasında kahve içmek benim için sadece bir alışkanlık değil, adeta bir ritüel. Bu ritüelin en özel parçalarından biri de fincanın kendisi. Uzun denemeler ve gözlemler sonucunda  Türk kahvesi için ideal fincan boyutunu  belirledim. Artık ölçülerim net. Şimdi sıra o fincanı gerçeğe dönüştürmekte. Ama burada küçük bir sorun var. Tasarladığım fincan,  dar ve yüksek yapısıyla  biraz zorlayıcı bir formda. Bu yüzden öncesinde birkaç seramik ustasıyla görüşmem gerekiyor.  Bu form yapılabilir mi, işlevselliğini korur mu?  Emin olmadan yola çıkmak istemiyorum. Ama içimde bir heyec...

Teknedekahvefest ve 2 günlük Blog Molası

Haftasonu Güncesi: Tekne Kahve Festivali ve Belgrad Tayfa Buluşması Cumartesi – 28 Haziran Bu yıl doğum günümde rutinlerin dışına çıkarak kendime en güzel hediyeyi verdim: yepyeni bir deneyim! İlk defa düzenlenen  Teknede Kahve Festivali ne katıldım. Kahve severler için düşünülmüş harika bir etkinlikti. Tadımlar, sohbetler, yeni tatlar ve bol bol fotoğraf! Özellikle Atilla Narin'in söyleşisi oldukça keyifli ve ilham vericiydi. Ama günün en unutulmaz kısmı şüphesiz tekne gezisiydi. Kınalıada yakınlarından geçerken içimi huzurla dolduran o manzara, "iyi ki geldim" dedirtti. Pazar – 29 Haziran Ertesi gün ise sosyal medya sorumluluğunu üstlendiğim  Belgrad Tayfa  ile sahadaydım. Sabah Semih ile birlikte  granola tadımları  hazırlayıp dağıttık. Ardından doğanın kalbinde, Neşet Suyu’nda bir yürüyüşe çıktık. Pangea’da içilen kahve günün yorgunluğunu aldı. İki gün boyunca tamamen aktvite modum aktifti , doğa ve insanlarla iç içe bir hafta sonu geçirmiş oldum. Gerçekten ...
 Kahveyle Deniz Üstünde Yarın benim doğum günüm. Ve kahve tutkumla böylesine örtüşen bir günde, bir teknede Kahve Festivali’ne katılıyor olmak benim için tarifsiz bir mutluluk olacak. 🛥️☕ Yazın en güzel sabahlarından birinde, güneşle birlikte uyanıp ilk etkinliğe katılmak üzere yola çıkacağım. Heyecanlıyım. Meraklıyım. Ve içim içime sığmıyor. Rutinlerimi çok seviyorum ama yaz geldiğinde onlara küçük sürprizler, geziler, festivaller eklemek bana çok iyi geliyor. Bu sabahki tekne etkinliği de bu sürprizlerden biri olacak. Kahve demleme atölyeleri, tatlar, sohbetler… Gözümde bir film şeridi gibi canlanıyor şimdiden. Bu deneyimi sadece yaşamakla kalmayacağım; sabah storylerimde bu güzel atmosferi sizlerle paylaşacağım. O yüzden yarın sabah Instagram'da bana göz atmayı unutmayın! 📸 Hikayelerim, kahve kokusu ve deniz manzarasıyla geliyor… Rutinlerimi seviyorum ama yazı da seviyorum. Özellikle yazın bana sunduğu bu sürprizli akışları... Planlı değil ama tam zamanında gelen küçük b...
  Yeni Yaş, Yeni Enerji: Alma-Verme Dengesine Yolculuk Günün Sözü: “Vermek bir sanatsa, almak da bir kabul etme cesaretidir.” Günün Kahvesi: Sade latte – tıpkı niyetim gibi yumuşak, ama güçlü Doğum günüme sadece iki gün kaldı. Bu yıl kendime hediye olarak “alma-verme enerjisi” üzerine bir içsel yolculuk başlatıyorum. Beni yakından tanıyanlar bilir; ben hep veren taraftayım. Yardım etmek, katkı sunmak, birine dokunmak, kalpten gelen bir ilhamla harekete geçmek... Tüm bunlar beni ben yapan şeyler. Pazar günü Semih Hoca ile birlikte koşu etkinliğinde mini granola tadımlıkları hazırlayıp sunacağız. Bu yine bana çok iyi gelen, gönülden gelen bir verme hali olacak. Evrene, insanlara, o güne ve o an’a... Ancak bu yıl içime başka bir niyet daha doğdu:  Almayı da öğrenmek. Bu öyle kolay bir şey değil aslında. Çünkü alma enerjisi; sadece hediye, iltifat ya da yardım almakla ilgili değil. Kalbini açmakla, “Ben de hak ediyorum” diyebilmekle ilgili. Bazen sadece biri sana bir şey sunduğund...
                                                       Doğum Günümden Önceki Son 3 Gün: Sabahın Sessiz Ritüeli Yeni yaşa adım atmama sadece üç gün kaldı. Zamanın nasıl geçtiğini çoğu zaman anlayamasak da bazı sabahlar, bize bu geçişi derinden hissettiriyor. Yarın sabah da onlardan biri olacak. Cezvemle kahvemi ağır ağır hazırlayacağım. Kaşığın sesiyle uyanan mutfağımda, sabahın derin sessizliği içinde bir anlık duruş… Mini bir video çekeceğim — sadece kendime ve sizlere bir hatıra kalsın diye. Sabahları uzun video çekmiyorum çünkü o sessizliğe, o farkındalığa odaklanmak bana iyi geliyor. O anı sadece yaşamak istiyorum. Görüntüye değil, kahvenin kokusuna, suyunun tınısına, yavaşça köpürüşüne odaklanmak… Hayatımın Akışında Olmak Koşturarak yaşamayı hiç sevemedim. Günü planlarken bile bunu hissettiriyorum kendime: 1 günü net planlıyorsam, 2. günü biraz...
   24 Haziran Manifesto Günü – Uçak Modu, Yeni Rutinler ve Tatlı Hayaller  Dün, yani 23 Haziran… Doğum günüme 4 gün kala başlattığım özel sürecin ilk adımıydı. Bu 4 günlük dönemi biraz daha farkındalıkla geçirmek istiyorum. Ve bu sürecin başlangıcında, sadece  bir günlüğüne  “uçak moduna” geçtim. Her zaman yaptığım gibi bloğumu paylaştım ama bu kez bir fark vardı: Instagram hikayesi paylaşmadım. Bu küçük ama etkili değişiklik, bir  deneme  olarak başladı ve oldukça iyi hissettirdi. Dijital sessizlik içinde daha çok kendime dönebildiğimi fark ettim. Bugün, 24 Haziran. Hem  manifesto günü  hem de benim burcumun sezonu:  Yengeç    Güneş yengeçteyken kalpler yumuşar, duygular derinleşir. Ben de bu enerjiyi içimde hissediyorum. Güzel olan her şeyi hayal edip manifestliyoruz! Bize iyi gelen, hafif, parlak ve huzurlu enerjileri mıknatıs gibi çekiyoruz bugün. 4 Günlük Doğum Günü Öncesi Farkındalık Süreci: Sadece 1 günlüğüne uyguladığım...
  İstanbul’da Sabah Kahvesi ve Turistik Rota Bugün haftanın İLK GÜNÜ PAZARTESİ. Gelin pazartesi sendromunu cumartesi gibi hayal edip, bir hayali gezi yapalım. Sonrasında da bu planı haftasonu uygulayalım. Ne Dersiniz?Hayatta zaman yolcusu gibi olalım, bazen kimseye söylemeden gidip, gelelim. Sihir gibi... Bu sabah kalkıp “şöyle tatlı bir plan yapalım, sonra da gerçekten uygulayalım” dedik. Ve işte oldu. Bu yazıyı sen okurken belki biz planı bitirdik, belki yoldayız, belki de sana ilham olsun diye anlatıyoruz. 🌇 Sabahın Taze Niyetiyle Yola Çık Metro kart cebimizde, kulaklıklarımızda sakin bir sabah listesi, gözümüzde uykunun son kırıntıları… Ama içimizde heyecan var. Çünkü bugün sadece bir cumartesi değil; İstanbul’a bir turist gibi bakma günü. 🚇 Metroya bindik, erkenden Eminönü’ne vardık. Henüz kalabalıklaşmamış sokaklarda yürümek, vapurların sabah telaşını izlemek, o serinliği yüzümüzde hissetmek… Şehir, henüz uyanıyor. ☕ Kahveyle Başlayan Bir Sabah İlk durak: Kurukahveci Meh...
  🌿 6. Gün: Sosyal Ruh, Yürüyen Beden Doğum günüme son 6 gün. Bugün kendimi doğanın içine bıraktım. Yürümek... bazen bir kaçış değil, bir dönüş oluyor. Her adımda biraz daha kendime, biraz daha sessizliğe, bazen de biraz daha bağlantıya yaklaşıyorum. 🌞 Bu sabah Belgrad ormanında yürürken bir yandan bedenime nefes olurken bir yandan sosyal medya hesabıma destek vermeye devam ettim. Çünkü artık biliyorum ki: Ruhsal dönüşüm, dijital gerçeklikten kopmadan da mümkün. Hem yürüyorum, hem içerik üretiyorum, hem isteyen olursa DM’den sosyal medya desteği veriyorum. Dengelemeyi öğrendiğim günlerdeyim. Eğer sen de bu yaz kendini taze bir akışa bırakmak istersen; pazar yürüyüşleri tam yeri. 💬 İsteyen herkese sosyal medya hesabımı DM üzerinden paylaşıyorum, çünkü biliyorum ki bazen sadece bir küçük yön, bir öneri bile motivasyon yaratabiliyor. Yaz ayına bir spor olarak yürüyüşü katın. Serin sabahlarda, hafif rüzgar varken, bir playlist ve bir niyet yeter. ✨ Günün Sözü: “Yolun ken...
                                        “Doğum Günümden Önceki 7 Günlük Şükür ve Ritüel Günlüğüm” 21 Haziran’a Doğru İçsel Bir Hazırlık Doğum günleri... kimimiz kutlamayı çok severiz, kimimiz sessizce geçiririz ama hepimiz için bir eşik olduğu kesin. Ben bu yıl, 21 Haziran’daki doğum günümden önceki son 7 günü küçük ama derin bir ritüel haftasına dönüştürmek istedim. Belki sen de bu yazıyı okurken kendi içsel döngünü başlatmak istersin. Hazırsan, başlıyoruz: Gözünü açtığın ilk anda bir cümleyle şükret: 📝 “Bugün burada olduğum için, yeniden deneyimleme şansı bulduğum için teşekkür ederim.” Ritüel: Yüzünü yıkarken “Yeniye niyetliyim” de. Kahve Önerisi: Türk kahvesi – sade, net ve köklerle bağ kurar. ☀️ 1. Gün: “Teşekkürle Başla” Her şeyin başlangıcı bir niyettir. Gözlerini açtığın ilk anda zihnin ya geçmişte gezinir ya da gelecek için telaşlanır. Ama o ilk saniyeyi sadece bugün...
  Günün Sözü: "Tercihler bazen mecburiyetle karışabilir, ama şükürle yapılan her seçim denge getirir." Günün Müziği: 🎶 Gülce Duru – Şimdi (Anın içinde kalmanın, seçimlerinle barışmanın, şefkatin sesi gibi...) Günün Kahvesi: ☕ Double Türk Kahvesi (Bugün ruhuna ve zihnine iki kat ilham, iki kat niyet.) 🌿 Blog Yazısı: Yeni Bir Frekansa Doğru – Şükürle Rutine Tutunmak Zorunda kalmak ile seçmek arasında bazen çizgiler bulanıklaşır. Ama ne olursa olsun, o an içinden bir "şükür" geçirebiliyorsak dengeyi yakalamaya başlıyoruz. Her tercih, bize sadece bir yön değil, bir bilinç de sunar. Benim için bu bilinç son zamanlarda şunu gösteriyor: Rutin, sadece yapılacaklar listesi değil; ruhun kendiyle kalma şekli. Bazen yardımseverliğim ile ilgili çok soru alıyorum. Ama içten içe biliyorum ki, yardım etmek benim titreşimim. O yüzden artık bu enerjiyi daha bilinçli kullanma zamanı. Özellikle doğum günüm yaklaşırken, kendime şu sözü veriyorum: "Yeni yaşımın ilk hediyesi...
  “Gözümde Perde Var Demek Bazen En Temiz Görüştür” Günün Sözü “Önemli olan gözün gördüğü değil, özün hissettiğidir.” Günün Müziği 🎧 Agnes Obel – Familiar Hafif tınılarla içe dönüş, dingin bir başlangıç için ideal. Günün Kahvesi ☕ Moka Pot Kahvesi – 2 aşamada, küçük fincanlarda iç İlk yudum: sabah niyetine İkinci yudum: ilerleyen saatlerde, içsel hatırlatma 🌿 Konu: Gözdeki Perdeyle Sevmek ve Gelişmek Benim en sevdiğim cümlelerden biridir: “Gözümde perde var demektir.” Bu bir savunma değil. Bu, kabulün dili. Birini ya da bir durumu eleştirmemeyi seçtiğimde bu cümleyi kullanırım. Çünkü farkındayım ki, ben de her şeyi tam göremem. Ve bu yüzden yargılamam, sevmeye devam ederim. Kimi zaman kendimize de “gözümde perde var” diyebilmeliyiz. Kendimizi ağır şekilde eleştirmeden, kırmadan, sadece o anın içinden nazikçe geçerek. 🔍 Sabah Aynasına Bakarken… Sabah kahvesi yaparken bir yandan kendinle randevulaştığın o kısa an… Aynaya bakıyorsun ama içini görmeye çalışıyorsun. İş...
  “Frekansını Yükselt, Konunun Değil Kendinin Etrafında Dön” Günün Sözü “Odaklandığın şey genişler. Düşüncelerini seç, enerjini yönet.” Günün Müziği 🎧 RY X – Berlin (Sakin, mistik, derin bir tını… İç yolculuklara eşlik eder.) Günün Kahvesi ☕ Cold brew + tarçınlı buz (Ferahlatıcı, hafif, ama odak verici bir karışım. Tıpkı bu yazının hissi gibi.) 🌿 Konu: Farkındalığı Yüksek İnsanların Sessizliği Kimi zaman bulunduğun ortamda konuşulanlar sana fazla yüzeysel gelebilir. Aynı cümlelerin, aynı dedikoduların, aynı şikayetlerin dönüp durduğu ortamlarda sessizleşmek, farkındalığın bir işaretidir. Farkındalığı yüksek insanlar… Zihinsel frekansları geniştir. Bir konunun yalnızca görünen yüzüne değil, derinine bakarlar. Bu yüzden sıradan gündelik sohbetler bellekte yer bulmaz. Bu, bir eksiklik değil; tersine bir arılık halidir. 🌀 “Sistem Dışına Çıkmak, Kendi Sistemini Kurmaktır.” Bugün sana şöyle bir önerim var: Eğer kendini boş sohbetlerde tıkanmış hissediyorsan, bu s...
  Günün Sözü “En basit hareket, en derin dönüşümü başlatabilir. Yürü, çünkü yollar seni kendine götürür.” Günün Müziği 🎧  “Sufjan Stevens – Mystery of Love” Yavaş ama içe döndüren tınılarla, adımlarına eşlik edecek içsel bir yolculuk. Günün Kahvesi ☕  Filtre kahve – sade ve sakin Termosunu al, yürüyüş sonrası bir banka oturup iç. Yudumladığın anın hatırası olsun. “Bir Adım At, Gerisi Geliyor” Yürümek... Basit bir eylem gibi görünüyor. Ama o adımların nereye gittiğinden çok, neyin içinden geçtiğini fark etmek asıl mesele. Bugün sana yürümeyi tekrar hatırlatmak istiyorum. Ama bir görev gibi değil. Spor yapmak, kalori yakmak ya da hedef koymak değil derdim. Sadece “kendine çıkılan bir yol” gibi düşünmeni istiyorum. Sabah ya da akşam… Vakit ne zaman olursa olsun, yürüyüşün ruh hali üzerindeki etkisini göz ardı edemem. Ama kendi deneyimimle şunu net söyleyebilirim: Şehir içi yürüyüşü ve doğada yapılan yürüyüş arasında derin bir fark var. Şehirde yürürken trafik ışıkları,...
  ☕️ Yeni Haftaya Kahve İle Giriş: Rutinlere Sadık, Rotalara Açık Bir Pazartesi Haziran ayının ortası, yılın en renkli geçişlerinden biri... Tatil havası hafif hafif yaklaşırken, yoğun geçen günlerin ardından kendimize küçük soluklanmalar yaratmak tam zamanı. Yeni haftaya giriş yaparken en değerli alışkanlıklarımızdan biri olan kahve rutinimize sahip çıkıp , boş zamanlarımızı da yazın verdiği hafiflik hissiyle yeni kahve rotaları keşfederek değerlendirebiliriz. Kimi zaman bir fincan kahve eşliğinde alınan notlar, kimi zaman o sessizce içilen sabah kahvesi… Her biri birer kişisel ritüel. Peki bu haftayı biraz daha anlamlı kılmak adına İstanbul’un içinde kendimize özel 3 durak belirlemeye ne dersiniz? Ben önerilerimi aşağıya bırakıyorum. Ama sizde kahve eşliğinde gidilecek başka rotalar varsa bana da ilham olsun diye mutlaka paylaşın 💌 💬 Yeni Haftanın Sözü: "Zaman, sabırla içilen bir fincan kahve gibidir; telaş edersen ne tadını alırsın ne de sıcaklığını hissedersin." 📍 İst...
  🌿 15 Haziran Pazar – Akışta Kalmak ve Farklı Enerjilere Alan Açmak Hayat, kimi zaman aynı sokakta yürürken bambaşka seslerle karşılaşmak gibi. Kiminden tanıdık melodiler gelir, kimisi ilk kez duyduğun bir tını bırakır ruhunda. İşte bugün, bu yazıyı yazarken içimden geçen tam olarak şu: "Her sesin bir sebebi, her enerjinin bir öğreti olduğunu bilerek yaşamak." Farklı enerjileri olduğu gibi kabul edip akışın içinde olağanı yaşamak... Bu artık bir hayat felsefesine dönüştü benim için. Her gün, her ruh hali, her yeni sohbet birer fırsat. O anı olduğu gibi kabul etmek, olduğu hâliyle dinlemek, gülümsemek… İşte bunlar küçük ama güçlü ritüellerimden sadece birkaçı. Rutinlerimin içinde sadece ben yokum. İçsel dünyamın misafirleri var: karşılaştığım insanlar, sohbet ettiğim dostlar, dinlediğim hikâyeler… Kimi zaman kendi iç sesim bile farklı bir tonda geliyor kulağıma. Ve her birini sevgiyle dinliyorum. Çünkü farklı görüşler sadece zenginlik değil, aynı zamanda özümü derinleştiren...
  ☕ 14 Haziran | Koşturmanın İçindeki Paylaşım Gücü Bazı günler tempo yüksek. Sabah kahvesi daha hızlı içiliyor, adımlar daha hızlı atılıyor, düşünceler arka arkaya diziliyor. 14 Haziran tam da öyle bir gün benim için. Ama şunu fark ettim: Ne kadar yoğun olursam olayım, içimde bir yer hep “başkalarına iyi gelmek” için de çalışıyor. Belki bir mesajla, belki bir “iyi ki varsın” demeyle, belki sadece dinleyerek... Zaman ayırmak zorunda değilim; niyet etmek , küçük bir cümleyle bile birinin gününü güzelleştirmek mümkün. Çünkü motivasyon sadece kitaplardan, kahveden ya da sabah rutinlerinden gelmiyor. Bazen bir başkasına verdiğimiz enerji, bize iki katı olarak dönüyor. Kendi dengemi kurarken en çok öğrendiğim şeylerden biri de bu oldu: Yardımlaşmak, paylaşmak, destek olmak sadece karşımdakine değil, bana da iyi geliyor. Bugün sen de kendine şunu sorabilirsin: 🔸 “Bugün kime iyi gelmek istiyorum?” 🔸 “Bir mesajla, bir kelimeyle, bir gülümsemeyle neyi değiştirebilirim?” Yoğunluk için...
  ☁️ Günün Sözü “Zihnin neye tutunursa, gün oradan yeşerir.” ☕ Günün Kahvesi Filtre kahve + yulaf sütü ile hafif ve dengeli bir başlangıç (ister sıcak ister buzlu – ikisi de olur bu havalarda 🍃) 💭 Günün Motivasyon Kartı “Bugün kendime şefkatli davranıyorum.” Sakince başla, sakince ilerle. Bugün acele değil, uyum günü. ☕ 13 Haziran | Bugün Hangi Düşünceye İhtiyacın Var? Bugün kahvemi yudumlarken kendime sorduğum en sade ama en etkili soru şu oldu: “Bugün hangi düşünceye ihtiyacım var?” Gün bazen kontrolsüzce hızlanırken, zihnimiz de peşinden sürükleniyor. Yapılacaklar listesi, yetişilmesi gereken işler, gelen bildirimler, beklenen telefonlar, hesaplar, kelimeler... Ama içimizdeki o küçük sesi, bizi dengeye çağıran o nazik yönlendirmeyi unutuyoruz. İşte tam da bu yüzden, tek bir düşünceye tutunmak , güne bir yön çizmek gibi. Belki bugün sadece şu düşünceye ihtiyacın var: “Ben elimden geleni yapıyorum ve bu yeterli.” Ya da: “Her şey geçici, ben sabit bir özüm.” Ve bel...
    12 Haziran | Akışa Teslimiyet  Bugün etrafımda en çok duyduğum cümle şu oldu: “Bu havalar da bir garip, ya çok sıcak ya da inanılmaz serin.” İtiraf edeyim, ben de düşündüm bunu. İçten içe serzenişte bulunmak da kaçınılmaz oluyor bazen. Ama sonra bir şey fark ettim… Aslında bu durum sadece havayla ilgili değil. Günlük hayatın her anında, trafik, yorgunluk, işler, küçük aksilikler... Sürekli bir "daha iyi olmalıydı" hâliyle yaşıyoruz. Ama gerçek şu ki: Biz yaradılışımızla tam bir uyum içinde yaratıldık. Elbette duygularımız var, inişlerimiz çıkışlarımız olacak. Ama bazı şeyler – hava gibi, trafik gibi, zamanın ritmi gibi – bizim dışımızda akıyor. Ve biz bunlara direnmek yerine, onların akışına kendimizi yumuşakça bıraktığımızda farkında bile olmadan rahatlıyoruz. Bu teslimiyet, boyun eğmek değil. Her şeyi kabul etmek zorunda değilsin. Hayatında zarar verenleri, artık fayda sunmayan alışkanlıkları, kişileri, düşünceleri azaltmak mümkün. Ama mevsimin geçişinden, sabah ser...
      Çilek Dolunayı & Venüs-Yengeç Kavuşumu ile Yenilenme Zamanı Bugün gökyüzü adeta bize gülümsüyor.  Çilek Dolunayı’nın yumuşak ama güçlü ışığıyla, 12 yıl aradan sonra Venüs’ün Yengeç burcuna geçişi birleşince, içsel huzuru ve sevgiyi büyütecek bir enerji alanı oluştu. Bu özel gökyüzü halini fark etmek, ona kulak vermek için harika bir gün. Bu sabah, güne kendimize alan açarak başlayalım. Kahvemiz bugüne özel:  Karamel Salt Latte  – hem tatlı hem dengeli, tıpkı bugünkü gökyüzü enerjisi gibi.   Yeni Bir Rutin: Bitkiyle Başlayan Bir Sabah Bu sabah rutinimize yeni bir dost ekliyoruz: bir bitki. Ben enerjisine çok inandığım  kahve fincanı bitkisini  aldım. Minik, sade ama güçlü bir yaşam enerjisi taşıyor. Yarın ışıkta onun fotoğrafını çekeceğim ve Instagram’da paylaşacağım  Sen de evine bu güzel enerjiyi taşıyacak bir bitki alabilirsin. Onu sabah ışığında selamlamak, yapraklarını kontrol etmek, su vermek ve büyümesini gözlemlemek...
    10 Haziran | Bayramdan Sonra İlk Sabah Bayram sonrası haftanın ikinci günü ama çoğumuz için  işe ya da okula dönüşün ilk sabahı . Kimimiz hala tatilin etkisindeyiz, kimimiz ise tam anlamıyla yeni bir tempoya adım atıyoruz. Ve bu da çok normal. Her ruh hali, kendi alanında bir denge yaratır. Bugün  modun ne olursa olsun , sadece hisset ve izin ver: Kendine, duygularına ve geçiş anlarına…   Benim Günüm: Bugün benim için “ dinamik çalışma günü ”. Seçmem gereken defterler, bakmam gereken kitaplar var. Gün içinde bu detayları toparlamak istiyorum. Ve tabii ki  albüm serisine  de devam! Sabah kahvemi içerken bir kare çekeceğim ve o ana dair duygularımı da yazacağım.  Ayrıca küçük bir heyecanım var: Bir tanıdık yayıneviyle temasa geçeceğim. Henüz kitap değil ama “ anlık günlüğüm ” diyebileceğim, mini bir çalışma için fiyat alacağım. Eğer fiyat uygunsa çıktısını alırım, değilse biraz daha beklerim. Sabırla, doğru zamanı kollayarak… Bu süreci bir üreti...