Doğum Günümden Önceki Son 3 Gün: Sabahın Sessiz Ritüeli
Yeni yaşa adım atmama sadece üç gün kaldı. Zamanın nasıl geçtiğini çoğu zaman anlayamasak da bazı sabahlar, bize bu geçişi derinden hissettiriyor. Yarın sabah da onlardan biri olacak. Cezvemle kahvemi ağır ağır hazırlayacağım. Kaşığın sesiyle uyanan mutfağımda, sabahın derin sessizliği içinde bir anlık duruş…
Mini bir video çekeceğim — sadece kendime ve sizlere bir hatıra kalsın diye. Sabahları uzun video çekmiyorum çünkü o sessizliğe, o farkındalığa odaklanmak bana iyi geliyor. O anı sadece yaşamak istiyorum. Görüntüye değil, kahvenin kokusuna, suyunun tınısına, yavaşça köpürüşüne odaklanmak…
Hayatımın Akışında Olmak
Koşturarak yaşamayı hiç sevemedim. Günü planlarken bile bunu hissettiriyorum kendime:
1 günü net planlıyorsam, 2. günü biraz daha serbest bırakıyorum. Çünkü o boşluklarda üretkenliğimin nefes aldığına inanıyorum.
Rutinlerimi seviyorum. Ama onları robotik hale getirmek değil amacım, aksine ruhuma iyi gelen akışta kalmak… Üretmenin, destek olmanın, paylaşmanın verdiği huzurla günlerimi şekillendiriyorum. Yardım frekansımın sağlıklı kalabilmesi için önce kendi iç sesimi duymam gerekiyor. Bu yüzden sabah ritüellerim, benim için sadece bir “alışkanlık” değil, bir “yaşam biçimi”.
Bugünün Hatırası: Tarçınlı Türk Kahvesi
Bugünün kahvesi; 1 tutam tarçınla…
Niyetim bereket, huzur ve farkındalıkla dolu bir gün.
Belki siz de yarın sabah kahvenize bir tutam tarçın eklersiniz… Belki o an sadece kendinize bir an verirsiniz. Küçük bir hazırlık, küçük bir yudum, büyük bir hatırlayış.
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder