Kendi Fincanımın Peşinde: Seramik Yolculuğuna İlk Adım
Bu aralar hayatımda yeni bir sayfa açmayı düşünüyorum: seramik eğitimi. Uzun zamandır aklımda olan, ama bir türlü cesaret edemediğim bu alan, artık iyice gündemime girmiş durumda. Asıl motivasyonum ise oldukça kişisel bir detay: kendi kahve fincanımı yapmak.
Daha önceki yazılarımı takip edenler bilir; sabah rutinlerim arasında kahve içmek benim için sadece bir alışkanlık değil, adeta bir ritüel. Bu ritüelin en özel parçalarından biri de fincanın kendisi. Uzun denemeler ve gözlemler sonucunda Türk kahvesi için ideal fincan boyutunu belirledim. Artık ölçülerim net. Şimdi sıra o fincanı gerçeğe dönüştürmekte.
Ama burada küçük bir sorun var. Tasarladığım fincan, dar ve yüksek yapısıyla biraz zorlayıcı bir formda. Bu yüzden öncesinde birkaç seramik ustasıyla görüşmem gerekiyor. Bu form yapılabilir mi, işlevselliğini korur mu? Emin olmadan yola çıkmak istemiyorum. Ama içimde bir heyecan var ki sormayın!
Eğer formun üretilebilirliği konusunda olumlu dönüş alırsam, haftada bir seramik dersi rutinlerime resmen dahil olacak. Bu, benim için hem yaratıcı hem de meditatif bir alan olacak. Uzun süreli bir çalışmanın ardından, sadece bana özel ölçülerle ve benim dokunuşumla şekillenen bu fincan; kahveyi sıcak tutacak, elde güzel duracak ve bence çoğu kişinin severek kullanacağı bir form olacak.
Ve belki bir gün, bu fincan sadece benim değil, benzer rutinleri paylaşan herkesin sabahlarını güzelleştirir.
Günün Kahvesi:
Bugün fincanımda bir americano var. Yeni planlar, yeni heyecanlar… Hafif ama etkili.
Günün Sözü:
“Hayal ettiğin şey, sen harekete geçene kadar sadece bir düşüncedir.”
Bugün bir düşünceyi harekete dönüştürmenin ilk adımını attım.
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder