Yeni Yaş, Yeni Enerji: Alma-Verme Dengesine Yolculuk
Günün Sözü: “Vermek bir sanatsa, almak da bir kabul etme cesaretidir.”
Günün Kahvesi: Sade latte – tıpkı niyetim gibi yumuşak, ama güçlü
Doğum günüme sadece iki gün kaldı. Bu yıl kendime hediye olarak “alma-verme enerjisi” üzerine bir içsel yolculuk başlatıyorum. Beni yakından tanıyanlar bilir; ben hep veren taraftayım. Yardım etmek, katkı sunmak, birine dokunmak, kalpten gelen bir ilhamla harekete geçmek... Tüm bunlar beni ben yapan şeyler.
Pazar günü Semih Hoca ile birlikte koşu etkinliğinde mini granola tadımlıkları hazırlayıp sunacağız. Bu yine bana çok iyi gelen, gönülden gelen bir verme hali olacak. Evrene, insanlara, o güne ve o an’a...
Ancak bu yıl içime başka bir niyet daha doğdu: Almayı da öğrenmek.
Bu öyle kolay bir şey değil aslında. Çünkü alma enerjisi; sadece hediye, iltifat ya da yardım almakla ilgili değil. Kalbini açmakla, “Ben de hak ediyorum” diyebilmekle ilgili. Bazen sadece biri sana bir şey sunduğunda “Teşekkür ederim” deyip içinden direnç göstermemekle ilgili.
Yeni yaşımla birlikte artık bu tarafımı da geliştirmek, kendimi sadece bir kaynak olarak değil; aynı zamanda kabul eden, alan, şifalanan ve dönüşen biri olarak da görmeyi seçiyorum.
Verdiğimde çoğalıyorum, aldığımda tamamlanıyorum.
Bu denge, beni daha da merkezime getirecek biliyorum. Ve bu sürecin ilk adımı bu farkındalık oldu.
Sen de kendine şu soruyu sorabilirsin:
“Hayatımda hangi alanlarda sürekli veriyorum ama almayı geciktiriyorum?”
“Kabul etmekte zorlandığım şey ne? Takdir mi, yardım mı, ilham mı?”
Bu sorular bazen yeni kapılar açar, iç sesimizi duymamıza vesile olur.
Yeni yaşımın ilk kahvesi sade latte olacak. Sade, çünkü içinde fazlalık yok. Latte, çünkü hem yumuşak hem de cesur bir karışım... Tam da benim niyetim gibi.
Yeni yaşıma hoş geldin.
Yeni dengeme merhaba.
Yeni “ben”e sevgiyle...
Yorumlar
Yorum Gönder