Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sabah Rutinim: Zamanın Akışına Teslim Olmak

Sabah Rutinim: Zamanın Akışına Teslim Olmak Sabahlar benim için günün en özel zamanları. Kendimle, düşüncelerimle ve planlarımla buluştuğum o ilk anlar... Masamın düzeni bile bu karşılaşmanın bir parçası. Masamda her şeyin yeri belli: Yapmam gereken notlar için bir defter, sadece sevdiğim şeyleri yazdığım bir başka defter, kahve tariflerimi topladığım özel bir defter… Hepsi sehpamın sağ köşesinde üst üste dizili. Sol köşede ise sadece en sevdiklerimden oluşan müzik CD’lerim. Sehpanın tam ortasında mumluk, lego çiçeklerim ve oda kokum yer alıyor. Bu görsel düzen, güne düzenli başlamamda büyük bir rol oynuyor. Masama geçmeden önce, sabah kahvem eşliğinde küçük küçük notlarıma, yapılacaklar listeme göz atıyorum. Yeni notlar alıyorum, planlar yapıyorum. Ancak dikkat ettiğim bir şey var: Her sabahın bir akışı, bir dinamiği var ve bu akış her zaman aynı değil. Bazen aynı şeyleri yapmama rağmen zaman su gibi akıyor, işler yetişmiyor. Bazen de daha yoğun bir gündemde bile her şey kolayca hallo...

Fotoğrafla Gelen Heyecan: Günlükten Albüme

Fotoğrafla Gelen Heyecan: Günlükten Albüme Blog serime başladığımda ilk kendi çektiklerimden mini bir albüm serisi yapmaya karar verdiğimi söylemiştim. O günden bu yana her gün yeni kareler çekmeye, biriktirmeye ve albüm haline getirmeye devam ediyorum. Şimdilik sade bir biçimde ilerliyorum ama ilk fırsatta kendi adıma küçük bir albüm bastırmak istiyorum. Son halini almadan önce birkaç kez çıktı alarak, dokusunu ve hissini şekillendirmeyi seviyorum. Fotoğrafçı değilim ama artık çok net anladım ki bu, sadece bir hobi değil benim için. Özellikle mekan, yemek ve kıyafet gibi nesne ve obje çekimleri beni derinden heyecanlandırıyor. İnsan portrelerinden çok; yaşamın içindeki detaylara, dokulara, anlara dokunmayı seviyorum. Bir anı kaydetmek, benim için sadece dijitalde kalmamalı. Notlar alırken, o notların yanına o ana dair çektiğim bir fotoğrafı iliştirmek beni mutlu ediyor. Ajanda ya da defter sayfalarında yer alan kareleri görmek, telefonda kalmasından çok daha anlamlı geliyor. Bu haliyl...

Haftaya Enerjiyle Başlamak

Haftaya Enerjiyle Başlamak Geçen cumartesi ve pazar, On Ritmi'nin enerjisi bir başka güzeldi. Bisiklet sürmeyi zaten seviyorum ama yaz mevsimi bu tutkuyu bambaşka bir seviyeye taşıyor. Hava, hafiflik, günlerin uzunluğu... Hepsi birleşince bisiklet sürmek sadece bir spor değil, adeta bir yaşam tarzı haline geliyor. Eylül ayının sakin, ritmik havasını ne kadar sevsem de yazın getirdiği özgürlük hissi çok başka. Hep söylüyorum: ben hiçbir zaman kalıpların insanı olmadım. Belki de bu yüzden yaşadığım hayatı kendi yaşıma göre daha aktif, daha dinamik yaşıyorum. Şu an 37 yaşındayım ama hem zihinsel hem fiziksel olarak kendimi çok daha genç hissediyorum. Çünkü ben kendi tempomu belirliyorum, kendi yolumu çiziyorum. Bu hafta da bisiklet benimle olmaya devam edecek. Her gün sürmeye çalışacağım. Ardından plaj günleri ve minik bir tatil modu... Ama önce, biraz çalışma! Not almam gereken bazı eğitimler var bu hafta. Bazı günler tempom biraz daha yoğun olacak, ama alışkınım zaten bu döngüye. Bi...

Kaldığım Yerden Devam Ediyorum/ Yürüyüş

Kaldığım Yerden Devam Ediyorum Bazen rutine ara vermek gerekir. Hayatın farklı alanlarında düzenlememiz gereken şeyler çıkar, vakit ayırmamız gerekenler değişir. Ben de son iki haftadır yürüyüşlerime ara verdim. Bunun bir sebebi vardı: başka önceliklerim vardı, vakit ayırmam gerekenler ön plana çıktı. Ama bu bir kopuş değil, sadece geçici bir duraklama. Şunu fark ettim ki; ara vermek, çoğu zaman sandığımız kadar kötü bir şey değil. Aksine, bu tür molalar bize yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor. Neyi neden yaptığımızı, neyin bize iyi geldiğini tekrar hatırlatıyor. Ara vermek gayet normal, hatta bazen gerekli. Önemli olan bu sürecin sonunda kaldığımız yerden yeniden devam edebilmek. Ve ben de tam olarak bunu yapıyorum. Yürüyüşlerime yarın sabah tekrar başlıyorum. Erken kalkacağım, evden çıkmadan önce Türk kahvemi içeceğim (rutinlerime sadık kalmayı seviyorum), sonra da temiz havada, sessiz bir sabah yürüyüşüne çıkacağım. Bu süreçte bisiklete daha fazla vakit ayırma ihtiyacı hissettim ...

🌿 Mutluluğun Sırrı: Kendinle Meşgul Olmak 🌿

🌿  Mutluluğun Sırrı: Kendinle Meşgul Olmak  🌿 GÜNÜN CÜMLESİ: "Kendine doymaya başladığında, tüm dünyaya sarılacak yer açılır içinde." Bu sabah Osho’nun bir kitabıyla başladım güne. Daha ilk sayfalarda beni durduran bir cümle vardı:  "Mutlu olmak, egosuz olmaktır." Düşündüm. Gerçekten de her şeyden mutlu olabilen insanlara bir bakın. Genellikle egolarını bir kenara bırakabilmiş kişilerdir. Oysa her imkana sahip olduğu halde sürekli şikayet eden insanlar... onlarda ego tavandır. Ve belki de mutsuzluk tam da burada başlar. İçinde yaşadığımız dünya, her şeye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir yer artık. Doğaya açılmak, istediğin bilgiye erişmek, üretmek, öğrenmek, keşfetmek… Hepsi birkaç adım ötede. Ama gelin görün ki mutsuz insanların sayısı her geçen gün artıyor. Neden? Cevap aslında çok basit ama biz görmezden geliyoruz: Kendimizden uzaklaştık. Kendimizi duymayı, sevmeyi, olduğumuz hâl ile vakit geçirmeyi unuttuk. Başkalarının hayatını izlemekten kendi yaşamımızı ...

📸 Yeni Yılın Albümü: Bir Kahveyle Başlayan Yolculuk

📸  Yeni Yılın Albümü: Bir Kahveyle Başlayan Yolculuk Her sabah, günün ilk ışıklarıyla birlikte başlayan bir yolculuk benimkisi. Kimi zaman sadece bir fincan kahve eşlik ediyor bana, kimi zaman ise zihnimin sokaklarında kaybolduğum uzun yürüyüşler... Ama bu sabah, başka bir şeyin farkına vardım. Her bir anı bir kareye dönüştürmek, sadece anı ölümsüzleştirmek değil; aslında kendime tuttuğum bir ayna. Artık telefonumun kamerası, sabahın ilk ışığına karışan düşüncelerimi, küçük detayları, bana iyi gelen anları kaydetmek için orada. Gün gün, an an... Bu karelerden özel bir albüm oluşturuyorum. Belki sadece bana özel kalacak. Belki bir gün paylaşırım. Ama adı belli:  "Yeni Ben - 2026" 🗓 2026 Takvimi: Her Güne Bir Kare, Bir Söz, Bir Tavsiye Bu albümden yola çıkarak bir başka hayalim daha oluştu: 2026 yılı için özel bir masa takvimi tasarlamak. Her sayfada; Günün kahve temalı bir fotoğrafı İçimi aydınlatan, küçük ama etkili bir söz O güne dair minik bir öneri – belki bir nefes egze...

🚴‍♀️ Kendi Rutinine Kendi Rotanı Ekle!

🚴‍♀️  Kendi Rutinine Kendi Rotanı Ekle! Mevcut rutinine bisiklet sürmeyi eklediysen, artık çok keyifli bir yoldasın. Bu yol sana ait, yönü de tamamen senin iç sesinle çiziliyor. Rotanı kendin oluştur: Eğer kalabalık seni rahatlatıyorsa insanlarla iç içe rotalar seçebilirsin, ama daha sakin bir ritme ihtiyacın varsa doğanın içinde, daha sessiz yollar seni bekliyor. Sabah, öğle ya da akşam — hiç fark etmez. Önemli olan o an içine doğan sesi dinlemek. Dün akşam sürdüm, bugün içimden sabah sürmek geldi. Öğlen tekrar süreceğim çünkü akşama vaktim olmayacak. İnan, bu kadar içten ve özgür bir deneyim başka bir şeyde yok. Dün akşam bisiklet sürmeyi bırakmak istemedim, öyle keyifliydi ki… 🚴‍♀️ Keşif mi, Keyif mi? Rotalarını tamamen kendine göre şekillendirebilirsin. Bazen keşif rotaları yap, hiç gitmediğin yerlerden geç. Bazen de keyif rotaları oluştur; sevdiğin sokaklardan, alışık olduğun manzaralardan geç. Bu seçim tamamen senin. Zaten seni mutlu eden seçimler sürdürülebilir olur, aksi ...

🌿 Sabah Rutinleri Günlüğüm Üzerine: Bir Defter Tasarımı Yolculuğu

🌿 Sabah Rutinleri Günlüğüm Üzerine: Bir Defter Tasarımı Yolculuğu Dün kendime bir deniz molası verdim. Telefon kenarda, sosyal medya sessizde. Sadece ben, deniz ve dalgaların sesi. Bazen durmak, yaratmanın en önemli parçası. Bugünse yeniden başlıyorum. Yeni bir fikirle, yeni bir defterle, belki de yeni bir ritüelle. Bu yazıda, “ Sabah Rutinleri Günlüğüm ” adlı projemin ilk adımlarını sizinle paylaşmak istiyorum. Belki sizden gelen fikirlerle daha da güzelleşir. 🌅 Niyetim Ne? Bir süredir “ Mevcut hayata, ana ve güne not bırak ” albüm serisini yapıyorum. Bu süreçte fark ettim ki; güne iyi başlayan, küçük ama düzenli alışkanlıklarla kendine dönen insanlar, gün boyunca daha dengeli kalabiliyor. Bu yüzden sabah rutinlerini destekleyen, kişisel notlara alan açan, görsel olarak da besleyen bir defter tasarlamak istiyorum. ✏️ Ne Olacak Bu Günlükte? Görseller:  Albüm serimden seçtiğim, ruhu dinlendiren ve motive eden kareler sayfaların içinde olacak. Kendi Kendine Notlar:  Günlük, sa...

🎵 Sabah Rutinlerine İstanbul'un Melodileriyle Başlamak

🎵 Sabah Rutinlerine İstanbul'un Melodileriyle Başlamak Yeni bir haftaya başlarken, kendime her zaman küçük ama anlamlı bir motivasyon alanı yaratmaya çalışıyorum. Bu alan çoğu zaman  bir fincan Türk kahvesi  eşliğinde dinlediğim müziklerle şekilleniyor. Bugün, sizlerle bu sabahı güzelleştiren birkaç özel albümden bahsetmek istiyorum. Belki siz de bu parçaları sabahlarınıza dahil eder, İstanbul’a bir de kulağınızla yolculuk yaparsınız. 🎶 “I Love İstanbul – Yaşayan Melodiler Vol. 2” İstanbul sadece gözle değil, kulakla da görülmesi gereken bir şehir. "I Love İstanbul – Yaşayan Melodiler Vol. 2" albümü, bu kadim şehrin seslerini notalara döküyor. İstanbul’un her bir köşesinden ilham alan bu eserler, sabahın ilk ışıklarında ruhunuza dokunabilir. İBB Kültür AŞ'nin katkısıyla yayımlanan bu albüm, hem nostalji hem de modern dokunuşlarla harmanlanmış. 🎹 Fazıl Say – “Nazım” Biraz daha düşünsel ve edebi bir sabah isteyenler için Fazıl Say’ın “Nazım” albümü eşsiz bir seçim. Ş...

Sabah Rutinimin Yeni Parçası: Esnaf Kahvaltısı ve Göktürk’te Bir Yudum Türk Kahvesi

☀️ Sabah Rutinimin Yeni Parçası: Esnaf Kahvaltısı ve Göktürk’te Bir Yudum Türk Kahvesi Hayatın temposu içinde çoğu zaman gün başlarken neyi neden yaptığımızı unutuyoruz. Oysa sabah saatleri, zihnimizin en berrak, bedenimizin en hazır olduğu zaman dilimi. İşte bu yüzden, bir süredir kendi sabah rutinimi sadeleştirdim ve derinleştirdim. Artık bir farkla:  Pazar sabahları esnaf kahvaltısı ve Göktürk'te kahveyle tamamlanan bir ritüel. 🌿 Gün, Yürüyüşle Başlar Sabah erken kalkmak kolay değil, kabul. Ama gün doğarken adımlarımı Göktürk’ün sakin sokaklarına bırakmak, kendimi yeniden merkeze çekiyor. Sessizlik, kuş sesleri ve doğayla iç içe olmak; zihinsel bir arınma gibi. Her adımda daha net, daha huzurlu hissediyorum. 🍳 Pazar Sabahlarının Yeni Alışkanlığı: Esnaf Kahvaltısı Yürüyüşten sonra soluğu semtin içten ve samimi esnaf lokantasında alıyorum. Domatesin kokusu gerçek, zeytinin tadı eski zamanlardan kalma gibi. Sıcacık demli çay ve bazen küçük bir menemen... Bu kahvaltı sadece doymak...

Haftasonu Sabah Rutinim: Kahve, Kitaplar ve Pratik Kahvaltı Tarifleri

Haftasonu Sabah Rutinim: Kahve, Kitaplar ve Pratik Kahvaltı Tarifleri Haftasonu sabahlarını en sevdiğim şekilde geçirdim yine... Önce kahvemi hazırladım, sakinliğin tadını çıkararak yudumladım. Ardından kitap okuma saatimi yaptım ve yeni tarifler üzerine çalıştım. Tüm bu güzel rutinin sonunda, sizler için kahve yanı çok pratik ve hızlıca hazırlanabilecek  3 kahvaltı önerisi  derledim. Hem hafta sonunuzu şenlendirecek hem de güne güzel başlamanızı sağlayacak bu tarifler, kahvenizin yanına harika eşlikçiler olacak! ☕ Kahve Yanı Hızlı 3 Pratik Kahvaltı Tarifi 1. Muzlu Yulaf Pankekleri Malzemeler: 1 adet muz, 1 yumurta, 4 yemek kaşığı yulaf ezmesi Hepsini blender’da karıştırın, yapışmaz tavada az yağla pişirin. İsterseniz üstüne bal ya da fıstık ezmesi ekleyebilirsiniz. Hafif, doyurucu ve besleyici! 2. Lor Peynirli Mini Sandviçler Malzemeler: Tam buğday mini sandviç ekmeği, lor peyniri, zeytin ezmesi, taze nane Lor peynirini zeytin ezmesi ve nane ile karıştırın. Sandviçlerin içine...

Sabah Kahvesi ve Günün Kitabı

🪷 GÜNE FARKINDALIKLA BAŞLAMAK 🪷 11 Temmuz 2025 / Günün Sözü, Günün Kahvesi, Gözlemler Bu sabah biraz daha erken uyandım. Elime bir kitap aldım — Osho'nun meditasyon üzerine yazdıkları... Okudukça içime bir sessizlik aktı. Sanki biri gelip omzuma dokundu ve "Dur bir an, bak, hisset" dedi. Osho'nun anlattığı farkındalık egzersizleri beni basit ama çok derin bir yere götürdü. Elime bir kalemi alırken, parmak uçlarımın temasını hissettim. Bir fincanı tutarken sadece sıcaklığını değil, ağırlığını, dokusunu da fark ettim. O an anladım ki... En sıradan, “normal” dediğimiz anlarda bile, aslında yaşamın en gerçek hali gizli. Ne kadar mekanikleşmişiz... Sabah kahvesi içerken bile o kahvenin bize ne hissettirdiğini unutur hale gelmişiz. Elimizi bir yere uzatırken bile fark etmiyoruz temasın bizde bıraktığı duyguyu. Bu hız, bu koşturma, her şeyi başarıya ve yapılacaklar listesine indirgemiş. Ama gerçekten başarı ne? Bugün bir karar aldım. Gün içinde ne kadar yapabilirsem; bastı...

Evrenle Uyumlan

Evrenle Uyumlan: Pierre Franckh’ın “Rezonans Kanunu” Kitabına Derin Bir Bakış Hayatta gerçekten ne istediğimizi biliyor muyuz? Daha da önemlisi, istediklerimizi hayatımıza nasıl çekeceğimizi? Alman yazar Pierre Franckh,  Rezonans Kanunu  adlı kitabında bu sorulara net, sade ama derin cevaplar veriyor. Düşüncelerimizin gücünü ve evrenle kurduğumuz görünmez bağları anlamak isteyen herkes için bu kitap gerçek bir rehber niteliğinde. Rezonans Kanunu Nedir? Rezonans Kanunu, temel olarak şu ilkeye dayanır: Evrene hangi frekanstan titreşim gönderiyorsan, sana aynı frekanstan yanıt gelir. Yani ne düşünüyorsan, kim olduğunu hissediyorsan, ona uygun bir yaşamı çekersin. Bu yasa, olumlu ya da olumsuz fark etmeksizin, zihinsel ve duygusal enerjimizin karşılığını evrenden mutlaka alacağımızı savunur. Pierre Franckh, bu ilkeyi sadece teorik bir kavram olarak sunmakla kalmaz; aynı zamanda nasıl uygulanacağını, nelere dikkat edilmesi gerektiğini ve kişisel dönüşüm yolculuğunda karşılaşabilece...

Dönüşümün İyilikle Buluştuğu Yer: Kendin Olmak

  Dönüşümün İyilikle Buluştuğu Yer: Kendin Olmak Akşamları kulaklığı takıp Spotify’da Mert Vidinli’nin podcastlerine daldığımda, sadece ses değil, farkındalık da yayılıyor içime. “Dönüştürmek” kavramı bu süreçte daha da anlam kazandı benim için. Eskiden çevremdekileri dönüştürmeye çalışır, bazı konuların içinde gereğinden fazla kalırdım. Ama zamanla fark ettim: Değişmek istemeyen, iyi olmaya kapalı olan insanlar zaten kendi yollarını seçmiş oluyor. Artık enerjimi, sadece olumlu frekansta olan insanlara yönlendirmeyi seçiyorum. Hayatın en güzel tarafı, dönüşümün önce içimizde başlaması. Önceliğim artık kendimim. “Ben ne istiyorum? Ne yapmam gerekiyor? Ne zaman başlamalıyım?” sorularını sormaktan çekinmeden, cevapları için zaman ayırarak ilerliyorum. Bu, dış dünyayı yok saymak değil. Aksine, çevremde iyiye ve yeniliğe açık insanlarla aynı enerjide buluşmaya devam ediyorum. Podcastlerden sonra Semiramis Pekkan’ın YouTube kanalına denk geldim. Enerjisi bana çok iyi geldi. Yaş, beden, z...

Kitap Günlüğüm

Kitap Günlüğüm: Muazzez İlmiye Çığ ile "Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı?" Bugün sizlere hayranlıkla okuduğum, düşündüren, ilham veren bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Muazzez İlmiye Çığ’ın kaleminden çıkan  "Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı?" . Kimdir Muazzez İlmiye Çığ? Kendisinden bahsetmeden bu kitap eksik kalır. 1914 doğumlu, Türkiye’nin ilk Sümerologlarından, arkeolog, akademisyen, bir Cumhuriyet kadını... 100 yaşını aşkın olmasına rağmen hâlâ araştıran, yazan, soran ve sorgulayan bir kadın. Onun hayatına şöyle bir baktığınızda bile, insan “Ben ne yapıyorum ki?” diye sormadan edemiyor. Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı? Kitabın adı zaten merak uyandırıcı. Bir insan hayatının sonunda “Ben gerçekten yaşadım,” diyebilmek için ne yapmalı? İşte Muazzez Hoca bu sorunun peşine düşüyor. Kitap, hayatın anlamını, insanın üretkenliğini, öğrenmeyi, merakı, kadın haklarını, Cumhuriyet değerlerini ve bireysel sorumluluklarımızı anlatan bir iç hesaplaşma niteliğinde. Ama öyle kuru bi...

Akışa Uymak Değil, Kendine Uymak

Akışa Uymak Değil, Kendine Uymak Hayat, herkesin belirli bir düzene uymasını bekleyen sessiz bir yarış gibi ilerliyor çoğu zaman. Sabah aynı saatlerde uyanmak, aynı tempoda çalışmak, benzer şeyleri yapmak... Bu düzenin içinde bazı günler, durmak istiyorsun. Koşan kalabalığın aksine, sadece durmak. Ve bu duruş, bazen herkesin hızından daha çok anlam taşıyor. Kimi zaman yağmur başlıyor ve insanlar hızla sığınacak yer ararken, sen sadece ıslanmak istiyorsun. Çünkü o an, yağmurun tenine değmesi sana iyi geliyor. Dışarının dayattığı “mantıklı” davranışlara karşın, içindeki ses başka bir şey fısıldıyor: "Bırak ıslansın içindeki o sessizlik." İnsan, kendine ait ritmi bulduğunda, zamanla yarışmaktan vazgeçiyor. Çünkü anlıyor ki saat, yer, mevsim ya da insanlar değişken; ama içsel uyum tek ve gerçek. Sana iyi geleni, sadece sen bilebilirsin. Ve bazen uyum sağlamak, görünürde bir huzur sunsa da; gerçek huzur, kendine uyum sağladığında gelir. Kendi iç sesini dinlemek, sıradanlığın içind...

🌿 Bugün Biraz Daha Lykke Olmaya Ne Dersin?

🌿 Bugün Biraz Daha Lykke Olmaya Ne Dersin? Danimarka dünyanın en mutlu ülkelerinden biri. Peki, bu kuzey ülkesinin soğuk havasına rağmen içini ısıtan bir mutluluk sırrı olabilir mi?  Meik Wiking ,  “Lykke: Dünyanın En Mutlu İnsanlarının Peşinde”  adlı kitabında bu sırrı arıyor ve bizimle paylaşıyor. Bugünkü yazımda ben de onun izinden giderek, lykke felsefesini günlük yaşantımıza nasıl katabileceğimizi konuşmak istiyorum. 🍃 Lykke Nedir? “Lykke”, Danca’da  mutluluk  anlamına geliyor. Ama bu mutluluk, dış etkenlere bağlı, anlık bir sevinç değil. Daha derin, daha köklü bir tatmin hali. Kitapta Wiking, mutluluğun sadece bireysel bir duygu olmadığını, toplulukla, aidiyetle ve anlamla da yakından ilişkili olduğunu anlatıyor. Yani Lykke, daha çok birlikte yemek yediğimiz akşamlarda, yürüyüş yaptığımız sessiz orman yollarında, komşumuza yardım ettiğimizde, başkası için bir şey yaptığımızda kendini gösteriyor. Lykke, dışı gösterişli ama içi boş bir hayat değil — tam te...

İsveçlilerin Dengeli Yaşam Sırrı: Lagom

İsveçlilerin Dengeli Yaşam Sırrı: Lagom Günün Sözü: "Ne az, ne çok – tam kararında." (Lagom felsefesinin özeti) Günün Kahvesi: ☕ Türk Kahvesi – sade, yoğun ve zamansız. Bugün biraz durmak, nefes almak ve İsveçlilerin meşhur yaşam felsefesi  Lagom  üzerine düşünmek istedim. Son zamanlarda hayatın hızı içinde biraz savrulduğumu fark ettim. Her şeyin fazlası bir yandan tatmin etmezken, eksik olanlar da hep aklımı kurcalıyor. İşte tam bu noktada, İsveçlilerin yaşam mottosu kulağıma fısıldadı:  Lagom . Lagom, “ne çok ne az, tam kararında” demek. Bir şeyin ölçüsünü bulmak, dengeyi kurmak… Lüks içinde boğulmadan, yoksunluk çekmeden yaşamak. Minimalist değil ama ölçülü. İsveçliler, hayatlarının her alanında bu felsefeyi uyguluyor: işte, evde, ilişkilerde ve hatta yemek sofralarında bile. Bunu okurken Türk kahvemi yudumluyorum. Küçük bir fincan, ama her yudumda büyük bir keyif. İşte Lagom bu. Az gibi görünen ama aslında tam da gereken kadar. Peki biz bu dengeyi kendi hayatımıza n...

Spor Sonrası Kahve: Türk Kahvesi ve Yeni Nesil Fincan Kültürü

GÜNÜN SÖZÜ: “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı varsa, doğru fincanla içileni ömür boyu unutmazsın.” Spor Sonrası Kahve: Türk Kahvesi ve Yeni Nesil Fincan Kültürü Geçtiğimiz günlerde küçük ama samimi bir anket yaptık. Soru basitti:  "Spor sonrası kahve tercihiniz nedir?" Beklentilerin üzerinde bir katılımla gelen yanıtlar bize hem tanıdık hem de yeni bir şey söyledi. İlk iki sırayı alan kahveler: ☕  Türk Kahvesi ☕  Filtre Kahve Filtre kahve gençlerde uzun süredir sabah rutinlerinin bir parçası. Ancak bizi asıl şaşırtan şey,  Türk kahvesinin de gençlerin günlük kahve alışkanlıklarında önemli bir yer edinmiş olmasıydı . Geleneksel olanla yeniliğin buluştuğu bir noktadayız ve bu da markalara ve üreticilere önemli bir mesaj veriyor. Yeni Nesil, Yeni Talepler Türk kahvesi yıllardır sevilir, sayılır. Ancak yeni nesil onu sadece bayramda, misafirlikte değil;  spordan sonra, sabah erkenden veya bir toplantı arasında  tercih ediyor. Bu durum, markaların artık sadece ...

☕ Günün Sözü ve Enerji Akışı Üzerine Düşünceler

☕ Günün Sözü ve Enerji Akışı Üzerine Düşünceler "Enerjini neye verirsen, hayatın o yönde şekillenir." Bugün sabah kahvemi içerken bir süredir zihnimi meşgul eden bir sorunun cevabını ararken buldum kendimi: Enerjimi çevreye yaymak mı daha önemli, yoksa sadece ‘iyilik enerjisinde’ kalmak mı yeterli? Geçmişime dönüp baktığımda şunu fark ediyorum; ne zaman daha çok üretken olup, içimden gelen ışığı paylaştıysam, o zaman hem çevreme hem kendime pozitif bir enerji akışı başlamış. Bu öyle bir akış ki, sadece ‘iyi düşüncelerle’ sınırlı kalmıyor — hareketle, emekle, tutarlılıkla güçleniyor. Üretkenlik Sadece Bir Eylem Değil, Bir Enerji Kapısı Çoğu zaman çalışkanlık, başarı için temel bir değer olarak görülür. Ama ben şunu merak ediyorum: Üretkenlik, sadece çalışkan olmanın ötesinde, hayatın farklı kapılarını da aralayabilir mi? Cevap bence evet. Üretkenlik, aslında evrenle kurduğumuz bir tür iletişim şekli. Bir yazı yazmak, bir şey üretmek, birine yardımcı olmak ya da sadece içinden ...

Hayat Senin, Rotayı Sen Belirle

Hayat Senin, Rotayı Sen Belirle Günlük yaşamımız, çoğu zaman başkalarının beklentileri, toplumun çizdiği normlar ve "doğru" kabul edilen kalıplar üzerinden şekilleniyor. Peki gerçekten doğru olan bu mu? Hayat seninse, o hayatın akışını senin belirlemen gerekmez mi? Rutinler, bir insanın kişisel alanıdır. Onlar, senin iç dünyanla dış dünya arasında bir denge kurar. Bu nedenle, sağdan soldan gelen seslere, dayatmalara ya da “herkes böyle yapıyor”lara kulak tıkamak gerekir. Çünkü başkalarının tanımladığı doğrular, senin yaşamına uymayabilir. Hatta çoğu zaman uymamalıdır da. Kendi doğrularını, ihtiyaçlarını ve sınırlarını bilmeden, sırf "ortak hareket" olsun diye bir şeyleri yapmak; hem bedenine hem de ruhuna zarar verir. Sosyal planların,işin, ne zaman uyuyacağın ya da ne yiyeceğin de sana ait olmalı. Çevrendekiler tatile çıkmak istiyor diye sen de çıkmak zorunda değilsin. Onlar koşarken sen dinlenmek isteyebilirsin. Onlar sabaha kadar uyanıkken sen 21:00’de yatağa gir...