Hayat Senin, Rotayı Sen Belirle
Günlük yaşamımız, çoğu zaman başkalarının beklentileri, toplumun çizdiği normlar ve "doğru" kabul edilen kalıplar üzerinden şekilleniyor. Peki gerçekten doğru olan bu mu? Hayat seninse, o hayatın akışını senin belirlemen gerekmez mi?
Rutinler, bir insanın kişisel alanıdır. Onlar, senin iç dünyanla dış dünya arasında bir denge kurar. Bu nedenle, sağdan soldan gelen seslere, dayatmalara ya da “herkes böyle yapıyor”lara kulak tıkamak gerekir. Çünkü başkalarının tanımladığı doğrular, senin yaşamına uymayabilir. Hatta çoğu zaman uymamalıdır da. Kendi doğrularını, ihtiyaçlarını ve sınırlarını bilmeden, sırf "ortak hareket" olsun diye bir şeyleri yapmak; hem bedenine hem de ruhuna zarar verir.
Sosyal planların,işin, ne zaman uyuyacağın ya da ne yiyeceğin de sana ait olmalı. Çevrendekiler tatile çıkmak istiyor diye sen de çıkmak zorunda değilsin. Onlar koşarken sen dinlenmek isteyebilirsin. Onlar sabaha kadar uyanıkken sen 21:00’de yatağa girmek isteyebilirsin. Bu tamamen normal. Çünkü sen, onlardan farklı bir yaşam enerjisine sahipsin.
Yaşam bir yarış değil, bir yolculuk. Bu yolculuğun rotasını sen çizersen, yol sana ait olur. Ama başkalarının haritasıyla ilerlersen, bir gün durup “Ben neredeyim?” diye sormak kaçınılmaz hale gelir.
Günün Sözü:
"Kendin olmayı başarmak, başkalarına benzeme çabasından çok daha değerlidir."
Günün Kahvesi:
Bir Türk kahvesi...
Küçük bir fincanda derin bir huzur. Seni sana döndüren, içini susturup seni dinlemeye davet eden sade bir an...
Ve unutma:
Dış sesler her zaman olacak. Ama senin de bir frekans kalkanın olmalı. Sadece kendi yaşamına dair sorular sormalı, cevaplarını da yine kendi iç sesinde aramalısın. Çünkü o ses, sana en doğrusunu fısıldar.
Hayat senin. Başrolde sen varsın.
Ve bu filmde yönü sen belirliyorsun.
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder