Sabah Rutinim: Zamanın Akışına Teslim Olmak
Sabahlar benim için günün en özel zamanları. Kendimle, düşüncelerimle ve planlarımla buluştuğum o ilk anlar... Masamın düzeni bile bu karşılaşmanın bir parçası. Masamda her şeyin yeri belli:
Yapmam gereken notlar için bir defter, sadece sevdiğim şeyleri yazdığım bir başka defter, kahve tariflerimi topladığım özel bir defter… Hepsi sehpamın sağ köşesinde üst üste dizili. Sol köşede ise sadece en sevdiklerimden oluşan müzik CD’lerim. Sehpanın tam ortasında mumluk, lego çiçeklerim ve oda kokum yer alıyor. Bu görsel düzen, güne düzenli başlamamda büyük bir rol oynuyor.
Masama geçmeden önce, sabah kahvem eşliğinde küçük küçük notlarıma, yapılacaklar listeme göz atıyorum. Yeni notlar alıyorum, planlar yapıyorum. Ancak dikkat ettiğim bir şey var: Her sabahın bir akışı, bir dinamiği var ve bu akış her zaman aynı değil.
Bazen aynı şeyleri yapmama rağmen zaman su gibi akıyor, işler yetişmiyor. Bazen de daha yoğun bir gündemde bile her şey kolayca halloluyor. Bu da bana, bizim dışımızda akan bir zamanın varlığını hatırlatıyor. Ne kadar plan yaparsak yapalım, ne kadar rutinlerimize sadık kalsak da kontrol edemeyeceğimiz şeyler var.
Bu yüzden sabah rutinim bana bir kez daha gösteriyor ki: Akışa teslim olmak, hayatı daha huzurlu karşılamanın bir yolu. Elbette çalışmaya, üretmeye devam etmeliyiz; ama zamanı planlamak yerine, onunla uyumlanmayı öğrenmeliyiz. Çünkü zaman, içine konduğu kabın şeklini alan bir kavram. Ve çoğu zaman bizim kontrolümüzün dışında.
Bugünlük notlarım böyle. Sana günün sonuna kadar eşlik edecek güzel bir söz bırakıyorum:
“Zamanı kontrol etmeye değil, onunla dans etmeye çalış.”
Ve şimdi, ikinci kahvemi hazırlamaya gidiyorum.
Sen de kendi sabah ritüelini bulana kadar denemeye devam et. 🌿☕
Yorumlar
Yorum Gönder