Akışa Uymak Değil, Kendine Uymak
Hayat, herkesin belirli bir düzene uymasını bekleyen sessiz bir yarış gibi ilerliyor çoğu zaman. Sabah aynı saatlerde uyanmak, aynı tempoda çalışmak, benzer şeyleri yapmak... Bu düzenin içinde bazı günler, durmak istiyorsun. Koşan kalabalığın aksine, sadece durmak. Ve bu duruş, bazen herkesin hızından daha çok anlam taşıyor.
Kimi zaman yağmur başlıyor ve insanlar hızla sığınacak yer ararken, sen sadece ıslanmak istiyorsun. Çünkü o an, yağmurun tenine değmesi sana iyi geliyor. Dışarının dayattığı “mantıklı” davranışlara karşın, içindeki ses başka bir şey fısıldıyor: "Bırak ıslansın içindeki o sessizlik."
İnsan, kendine ait ritmi bulduğunda, zamanla yarışmaktan vazgeçiyor. Çünkü anlıyor ki saat, yer, mevsim ya da insanlar değişken; ama içsel uyum tek ve gerçek. Sana iyi geleni, sadece sen bilebilirsin. Ve bazen uyum sağlamak, görünürde bir huzur sunsa da; gerçek huzur, kendine uyum sağladığında gelir.
Kendi iç sesini dinlemek, sıradanlığın içinde bir fark yaratır. Bu fark, seni başkalarından değil, sana ait olmayan beklentilerden ayırır. O zaman fark edersin ki mutluluk, kalabalığın onayladığı şekillerde değil, kendi iç dengenle tanımlanır.
Bu bir karşı duruş değil.
Bu bir "kendin olma hali".
Ve en sade haliyle: bu, özgürlüktür.
🌿 Bugün Pazartesi
Haftanın belki de en ‘koşulması gereken’ günü. Ama sen bugün biraz dur. İçine bak. Belki de bu Pazartesi, kendinle uyumlanacağın bir gün olur.
☕ Günün Kahvesi: Türk Kahvesi
Köklü, derin, sade ve güçlü. Her yudumu, geçmişle bugünü birleştiren bir durak. Tıpkı senin iç yolculuğun gibi
Yorumlar
Yorum Gönder